|
NASIL VERİMLİ ÇALIŞILIR ?
* Pek çok öğrenci çok çalıştığı halde verimli çalışma ve öğrenme yollarını
bilmediğinden, başarılı olamamaktadır. Öncelikle yapılacak iş, amacı,
somut olarak belirtmektir. Başarılı olmak için planlı çalışmak
zorundasınız. Üniversite sınavlarına hazırlanan öğrenciler için haftalık
çalışma programları daha kullanışlıdır. Planlı çalışmada en önemli nokta,
hazırlanan plan ve programı zorunluluk olmadıkça günü gününe ve saati
saatine gerçekleştirmektir. Önemli sebeplerden ötürü programınıza
uyamadığınız zaman, kaçırdığınız dersleri mutlaka ders dışı faaliyetlerden
bir veya birkaçını erteleyerek telafi etmelisiniz.
* Düzenli aralıklarla çalışmak, sürekli çalışmaktan daha verimli
olmaktadır. Konu değiştirerek dinlenmek herkesçe uygulanabilecek bir
kuraldır. Verimli çalışmada en yararlı zaman dilimleri birer saatlik zaman
dilimleridir. Bu sürenin beş dakikası tekrara, on dakikası dinlenmeye
ayrılmalıdır.
* Çalışma süresi olanak ölçüsünde haftanın günlerine eşit biçimde
bölünmelidir. Örneğin yedi saatlik bir işiniz varsa, bunun için bir günde
yedi saat çalışmak yerine her gün birer saat çalışmayı yeğlemelisiniz. Bu
yolla hem düzenli çalışmaya alışır, hem de öğrenmiş olduğunuz bilgileri
güçlendirirsiniz.
* Çalışmalarınızı en kolay öğrendiğiniz, dikkatinizi en fazla
toplayabildiğiniz saatlerde gerçekleştiriniz.
* Verimli çalışma ve başarılı olmanın yollarından birisi de uygun bir
çalışma yerinin olmasıdır. Ders çalışırken yatarak, uzanarak verimli bir
biçimde çalışamazsınız.
* Çalışmalarınızın verimli olması için dikkatinizi çalıştığınız konu
üzerine toplamanız zorunludur. İradenizi kullanarak beyninizi belli bir
konuya yöneltebilme olanağınız her zaman vardır. Dikkatin yoğunlaşması,
istenmeyen uyarıcıların etkisine kapılmamanız demektir. Bu bakımdan
çalışma yerinizde bu tür uyarıcılar olmamalıdır. Televizyon karşısında,
müzik dinlerken ve odada başkası varken ders çalışmamalısınız. Dersi, dik
gelen bir ışık altında çalışmalısınız, yansıyan bir ışık altında
çalışırsanız gözleriniz çabuk yorulur.
* Not almak, dikkati konu üzerine toplamanın bir başka yoludur.
Öğrendiklerinizi kendi anlatımınızla yazmak, hem sizi canlı ve uyanık
tutacak hem de konuları gözden geçirmede işinize yarayacaktır. Ancak not
tutarken kendi kelimelerinizi kullanarak not tutmalı, bazı kısaltmalar
yapmalı ve özel işaretlerle not etmeye çalışmalısınız.
* Çalışırken, güçlü hedefleriniz ve amaçlarınız olduğunu sık sık
hatırlayınız. Toplumda yer edinmek, saygınlık, statü, meslek tercihiniz
sizin için çalışmaya özendirici bir rol oynamalıdır.
* Ele aldığınız konuları dikkatle okuyunuz. Öğretmenin ilk aşaması
okumadır. Gözümüz, gezegenimizdeki en gelişmiş kameradır. Okumak, gözün
birkaç sözcük üzerine sabitlenmesi ve bunların fotoğrafını çekip
kaydetmesi, ardından bir sonraki sözcük grubuna geçip bu işlemi
tekrarlamasıdır. Yavaş okurlar, bir anda bir ya da iki sözcük
okuyabilirler; bu sözcükler üstünde bir buçuk saniyeye varan bir süre
boyunca sabitlenirler ; doğru okuduklarından ve anladıklarından emin
olmak için sık sık geriye dönerler ve hayaller, dış olaylar yüzünden
sık sık dikkatleri dağılır. Hızlı okurlar ya da alan okurlarıysa, her
sabitlenmede üç ya da altı sözcük alırlar; bu sözcükler üzerinde yarım ya
da çeyrek saniye gibi kısa süreli sabitlenirler; çok ender geriye
dönerler, gözleri sayfada beyinleriyse sayfanın içeriğinde yoğunlaşır.
Hızlı okuyun.
Okurken gözleriniz sürekli ilerlesin.
Okurken sesinizi kullanın. Yüksek sesle okuyun. Yüksek sesle
okuyamıyorsanız, önemli sözcükleri içinizden bağırarak okuyun.
Bu esnada iki ayağınızda yerde durmalı, sırtınız dik olmalı ( çok dik ve
gergin değil ). Beden dik durduğunda beyin, önemli ve aktif bir eylem
olduğunu anlar. Bedenin eğik ve kambur duruşuysa, beyne iç kulak ve denge
mekanizmaları yoluyla uyku vaktinin geldiğini bildirir ( özellikle baş çok
eğilmişse ).
Sert bir zeminde oturun.
Belleğinizi ve hatırlama gücünüzü en üst seviyeye çıkarmak ve hızınızı
arttırmak için kesintisiz okuyun.
Okuduğunuz metin çok uzunsa, onu parçalara ayırın.
Kitabınızı işaretleyin ( önemli yerleri vb. ).
Okurken anlamadıklarınızı da işaretleyin ama çözüm için durmayın.
Beyniniz sonra okuyacaklarınızla sorunu çözebilir.
Kaleminiz okuduklarınıza kılavuzluk etsin.
* Eski bilgilerinizle yeni öğrendiklerinizin bağını kurunuz. Örnek,
çizelge, şekil, form, simge, grafik gibi açıklayıcı araçları yerinde ve
zamanında kullanınız.
* Kalıcı bir öğrenme için inceleme yapınız. Konunun hangi ayrıntıları
içerdiğini, nerede işinize yarayacağını sorgulayınız. Yeni öğrendiğiniz
kelimeleri, konuları, hayattaki uygun durumlara ve diğer derslere transfer
ediniz, uyarlayınız. Öğrendiğiniz yeni konuyla ilgili örnekler
düşünmelisiniz. Eğer örnek bulamıyorsanız, bir başka örneği kendinize baz
alarak benzeri bir durumu düşünmelisiniz.
* Ders çalışırken notlarınızdaki ve kitaptaki önemli ve zor bölümleri
işaretleyiniz. Böylece tekrar yaparken bu noktalara özel olarak dikkat
harcayabilirsiniz. Konunun ana çizgilerini çıkarmak için konuda yer alan
başlıklardan yararlanabilirsiniz. Eğer önemli noktaları bulmakta güçlük
çekiyorsanız, kendinizi öğretmeninizin yerine koyup, Ben olsaydım hangi
soruları sorardım? diye düşünerek sorular üretip cevaplamalısınız.
Olabildiğince çok soru çıkarırsanız hiçbir önemli noktayı kaçırmazsınız.
* Özetleme, öğrenip öğrenmediğinizi yoklamanın en tutarlı yoludur.
Okuduğunuz yere bakmadan o bölümü özetleyebiliyorsanız, konuyu
anlamışsınız demektir.
* Çıkaracağınız özetler okuduklarınızın özünü anlatmalıdır. Özetlemede
gözönünde tutacağınız önemli nokta, okuduğunuz yazının özünü yakalamak ve
bunu kendi cümlelerinizle kısaca yazmaktır. Notlarınızı ve özetlerinizi
gerek duyduğunuzda başvurmak için mutlaka saklamalısınız.
* Okuma hızınızı ne kadar arttırırsanız soruyu çözmek için o ölçüde zaman
kazanmış olursunuz. Okuma hızınızı arttırmak gözlerin daha çok sözcük
kavrayabilmesi demektir. İyi bir okuyucu olmanın kanıtı ise zengin bir
sözcük dağarcığına sahip olmaktır. İyi okuyucu aynı zamanda çok sözcük
bilen okuyucudur. Anlamı bilinen sözcük sayısı arttıkça, hem okunan iyi
anlaşılır hem de daha hızlı okursunuz. Çok sözcük bilmenin kestirme yolu
çok okuma ve sözcüklerin anlamını sözlük, ansiklopedi ve diğer
kaynaklardan araştırmaktır.
Tüm bu teknikleri kullanıyor ve hala problem yaşıyorsanız :
* Çevresel koşulları düzenliyor ve kendi düşüncelerinizi kontrol
ediyorsunuz ancak ders çalışırken canınız çok sıkılıyor ve dikkatiniz
dağılıyorsa unutmayın; sıkıntı, ilginizi çekmeyen durumlarda oluşur.
Sonuçta zihin dağılır ve konsantrasyon güçlüğü meydana gelir. Bu gibi
durumlar için önerilen teknik, konuya karşıt eleştirmen olmaktır. İlgi
duyduğunuz bir konu için ve kendi inançlarınıza ters düşen bir konu
hakkında tartışmak için dikkat kesilirsiniz. Bunu sıkıcı bir konuyu
çalışmak veya dinlemek zorunda kaldığınızda, işittiğiniz ve okuduğunuz her
şeye yapıcı eleştiri getirmek üzere işleyin.
* Tekrar yapsanız dahi, sorulan sorularda konuyla bağlantı kurmakta
zorlanıyorsanız unutmayın öğrendiğiniz her konu ilk tekrarda henüz havada
asılı kalır. İkinci ve üçüncü tekrarlarınızda başlıkları ana konu ile
ilişkilendirerek çalışın. Bütünden parçaya inerek çalıştığınız gibi
parçadan bütüne, daha sonra yine parçaya inmeyi ihmal etmeyin.
* Konuları bir bütün olarak çok iyi biliyorsunuz ama soru ile karşılaşınca
ufak bir ayrıntıda takılıp kalıyorsanız: Ayrıntıları sakın göz ardı
etmeyin. Çalışırken kaçırdığınız, önemsemediğiniz bir ayrıntı sorularda
sizi çelişkiye düşürebilir ve doğru cevaba ulaşmanızı engelleyebilir.
Ayrıntıları konunun bütünü ile bağdaştırmayı da sakın ihmal etmeyin!
<<<
Rehberlik Servisi
|